Bloga dön
Tarih ve kültür4 dk okuma

Prusias ad Hypium Antik Kenti: Konuralp’te Toprağın Altından Çıkan Bir Şehir

WhatsApp

Düzce'nin Konuralp bölgesinde yer alan çok katmanlı köklü bir yerleşimdir. Sürekli genişleyen arkeolojik kazı çalışmalarıyla korunan sit alanı; yaklaşık 10 bin porsiyon kapasiteli anıtsal Roma tiyatrosu, tarihi su kemerleri, surları ve Roma köprüsü gibi görkemli yapılarıyla bölgenin antik dönem zenginliğini günümüze taşımaktadır.

Tiyatronun oturma sıralarına bakınca gözünüz aşağıya, sahnenin bulunduğu bölüme gider. Taş basamaklar, geçitler ve duvarlar bir araya geldikçe yapının düzeni anlaşılmaya başlar. Sonra çevreye bakarsınız: Hayat devam ediyor, yakınlarda bugünün yerleşimi var.

Konuralp’te insanı etkileyen bu yakınlık. Antik kent, gündelik hayattan kopuk bir yerde durmuyor. Eski şehrin önemli bir bölümü, bugünkü yerleşimin altında bulunuyor.

Prusias ad Hypium, Düzce’nin antik geçmişini görmek isteyenler için en önemli duraklardan biri. Burada yalnızca ayakta kalan taşları değil, henüz tamamı ortaya çıkarılmamış bir kenti düşünerek geziyorsunuz.

Prusias ad Hypium nerede?

image

Prusias ad Hypium Antik Kenti, Düzce’nin Merkez ilçesindeki Konuralp yerleşiminde bulunuyor.

Gezinin en dikkat çekici yapısı antik tiyatro. Ancak kentin geçmişi yalnızca bu yapıyla sınırlı değil. Atlı Kapı, sur kalıntıları, su yapıları ve Roma köprüsü gibi farklı noktalar da tarihî yerleşimin parçaları arasında.

Bütün bunları tek girişten ulaşılan, kesintisiz bir ören yeri içinde göreceğinizi düşünmeyin. Konuralp’te antik kalıntılarla modern yerleşim iç içe. Görmek istediğiniz noktaları önceden belirlemek, yürüyüşünüzü kolaylaştırır.

Antik kentin adı nereden geliyor?

image

Yerleşimin bilinen geçmişi MÖ 3. yüzyıla uzanıyor. Eski adları arasında Hypios bulunuyor; daha sonra Prusias ad Hypium adıyla anılıyor.

Bu isim, bugünkü Düzce şehir merkezinin eski adı olarak doğrudan kullanılmamalı. Konuralp’teki antik yerleşimi anlatıyor.

Kent, tarih içinde Bitinya ve Roma dünyasının bir parçası olmuş. Bugün görülen kalıntılar ve kazılarda ele geçen buluntular, bu geçmişin farklı dönemlerini anlamaya yardımcı oluyor.

Antik tiyatroda neye bakmalı?

Tiyatroya geldiğinizde hemen tek bir fotoğrafla bütün yapıyı anlatmaya çalışmayın. Önce oturma sıralarının düzenine ve aşağıdaki alanla ilişkisine bakın.

Seyircilerin oturduğu bölüme cavea, alt bölümdeki açık alana ise orkestra deniliyor. Sahne yapısı ve giriş geçitleriyle birlikte düşünüldüğünde, taşların yalnızca yan yana dizilmediğini; kalabalığın hareket edeceği ve bir gösteriyi izleyeceği bir mekân oluşturduğunu görürsünüz.

Bir geçidin yönü, insanların yapıya nasıl girdiğini düşündürür. Sıralar arasındaki merdivenler, oturma bölümlerine ulaşımı açıklar.

Geçmişte burada hangi gün kimlerin oturduğunu bilemeyiz. Fakat yapının düzeni, insanların nasıl bir araya geldiği konusunda somut ipuçları verir.

Kazılarda bulunan Büyük İskender portresi

Tiyatro kazılarında dikkat çeken buluntulardan biri, Büyük İskender’i betimleyen ve MS 2. yüzyıla tarihlenen bir portre başı.

Buradaki tarih önemli: Heykel parçası, İskender’in yaşadığı çağdan yüzyıllar sonra yapılmış. Bu nedenle buluntuyu, onun Konuralp’e geldiğinin kanıtı olarak yorumlamak doğru olmaz.

Asıl merak uyandıran soru başka: Roma dönemindeki bir kentte İskender’in görüntüsü neden hâlâ üretiliyor ve kullanılıyordu? Küçük bir heykel parçası, kentin kendi geçmişinden daha geniş bir kültür dünyasına bakmayı sağlıyor.

Kazı haberlerinde gördüğünüz bir eserin bugün alanda sergilendiğini de varsaymayın. Buluntuların korunma, incelenme ve sergilenme süreçleri farklı olabilir.

Dionysos’la bağlantılı mozaikli yapı

Tiyatronun üst bölümündeki çalışmalarda ortaya çıkarılan mozaikli bir mekân, Dionysos kültüyle ilişkili bir alan olarak tanımlanmış.

Dionysos’un tiyatroyla bağlantısı düşünüldüğünde bu buluntu ayrıca ilgi çekiyor. Böylece yapı, yalnızca gösteri izlenen bir mekân olarak değil, dönemin inanç ve kültür hayatıyla birlikte değerlendiriliyor.

Mozaikli bölümün ziyaret sırasında görülebilir olup olmadığını yerinde öğrenin. Bir keşfin duyurulması, bulunduğu alanın her zaman ziyaretçiye açık olduğu anlamına gelmeyebilir.

Atlı Kapı ve surlar

Atlı Kapı ve devamındaki surlar, antik kentin giriş düzenine ait kalıntılar arasında.

Kapıya bakarken açıklığın biçimini, kullanılan büyük taşları ve duvarla bağlantısını inceleyebilirsiniz. Tiyatroda gördüğünüz geniş toplanma alanından sonra burada kente giriş fikri öne çıkar.

Bu iki durağı birlikte düşünmek güzel: Birinde kent içindeki kamusal hayatı, diğerinde yerleşimin sınırını ve geçişini anlamaya çalışırsınız.

Konuralp Müzesi’yle birlikte gezilir mi?

Antik kentten ve çevresinden gelen eserleri tanımak için Konuralp Müzesi koleksiyonu önemli bir tamamlayıcı.

Ancak müzenin ziyaret durumu ile antik tiyatronun erişim koşullarını ayrı ayrı kontrol edin. Müze için daha önce kontrol edilen resmî listede kapalı bilgisi bulunduğundan, açık olduğunu doğrulamadan programınıza kesin bir ziyaret olarak eklemeyin.

Gitmeden önce bilinmesi gerekenler

Kazı ve koruma çalışmaları nedeniyle erişilebilen bölümler değişebilir. Güncel ziyaret saatlerini öğrenin, alandaki yönlendirmeleri takip edin.

Taşların üzerine çıkmak veya kapatılmış bölümlere geçmek yerine belirlenen güzergâhta kalın. Fotoğraf çekmek için kazı sınırlarını aşmayın.

Ayrılmadan önce tiyatroya bir kez daha bakın. İlk geldiğinizde gördüğünüz basamaklar artık oturma yerleri, açıklıklar girişler, duvarlar bir yapının parçalarıdır.

Konuralp gezisinin güzel tarafı da bu: Taşların arasında dolaşırken, yavaş yavaş bir kentin düzenini seçmeye başlamak.

💬 Yorumlar ve deneyimler (0)

Gezginlerin yorumları kendi dillerinde gösterilir.

Henüz yorum yok. İlk deneyimi siz paylaşın.

💬 Sohbete katılmak ister misiniz?

Yorum bırakmak için giriş yapın veya hesap oluşturun.